Genel Bilgi

  • Sualtı Dalışları :


Kaş ile Kalkan Beldemiz dünyanın önemli Dalış Merkezlerinden biri haline gelmiştir.18 adet Dalış Merkezi faaliyettedir.Denizinin temizliği ve değişik balık çeşitleri, süngerler, deniz kabukları ve eski dönemlerden kalma batıklarıyla ilgi çekmektedir. 2006 yılı sonu itibariyle yaklaşık 10.000 kişi dalış yapmıştır.

        

  • Deniz Kanosu :

Bölgemiz birçok koylara sahip olması nedeniyle Deniz Kanosu için uygundur. İlçe merkezinde bulunan 3 adet Seyahat Acentası tarafından Deniz Kanosu Turları düzenlenmekte ve 2006 yılı sonu itibariyle yaklaşık 1800 kişi Deniz Kanosu aktivitelerine katılmıştır.

  • Eşen Çayı Nehir Kanosu:

 
İlçemize bağlı Kınık Beldesinde bulunan ve Patara Kumsalında denize dökülen Eşen Çayı’nda Nehir Kanosu düzenlenmektedir. Gelemiş (Patara) Köyünde bulunan 2 adet Seyahat Acentası tarafından Nehir Kanosu Turları düzenlenmekte ve 2006 yılı sonu itibariyle 1700 kişi Nehir Kanosu aktivitelerine katılmıştır.

  • Yamaç Paraşütü :


İlçemizin hemen üzerinde bulunan 975 metre yükseklikteki Asaz dağı Yamaç Paraşütü için çok uygundur.Uçuş sayısını arttırmak amacıyla ilçe Kaymakamımız Sayın Hikmet AYDIN’ın çalışmaları sonucunda Yeniköy yakınlarında bulunan Yeniköy Tepesi Çevre ve Orman Bakanlığından tahsis edilerek, yeni kalkış alanı olarak belirlenmiş ve yol açımı ve parkur alanı düzenlemesi bitirilmek üzeredir.Yeni parkur alanında her zaman uçuşlar yapılabilecek bu da ilçemizdeki yamaç paraşütü sporunun gelişmesine çok büyük katkı sağlayacaktır. İlçemizde faaliyette bulunan 3 adet firma tarafından uçuşlar gerçekleştirilmektedir.2006 yılı sonu itibariyle yaklaşık 1500 adet Yamaç Paraşütü uçuşu gerçekleştirilmiştir. Yeni Yamaç Paraşütü Parkur alanının hizmete açılmasıyla 2007 yılı içerisinde yaklaşık 3000 uçuşun gerçekleşeceği tahmin edilmektedir.

  • Likya Yolu Yürüyüşü :


Fethiye’den başlayıp Phaselis’e kadar süren Antik Likya Yolu bölgemizi de içine almaktadır. Bölgemizde bulunan Likya Şehirlerini birbirine bağlayan Likya Yolunda yürüyüş yapmaya gelen turist sayısında artış gözlenmektedir.2006 yılı sonu itibariyle yaklaşık 8.000 kişi yürüyüş yapmıştır.

  • Köy Turları : İlçemizde bulunan Seyahat Acentaları Türk Örf, Adet ve aile yapısı ile köy hayatını tanıtmak amacıyla köylere turlar düzenlemektedir.

  • Saklıkent Kanyonu:Saklıkent Kanyonu gürül gürül akan serin ve soğuk suları 18 Km. uzunluğundaki yürüyüş için ideal kanyonu ve kanyonun etrafında ırmak üzerinde yapılan Su Kanosuyla doğa harikası bir yerdir.İlçemizden günlük turlar düzenlenmektedir, burada restaurantlar, Piknik Alanları ve bir Kamping hizmet vermektedir.2006 yılı sonu itibariyle yaklaşık 30.000 kişi ziyaret ederek Kanyonda yürüyüş yapmıştır.

  • Yat Turizmi :


İlçemiz ve Kalkan Beldemizde Yat Limanları bulunmaktadır. Bölgemiz Mavi Yolculuk güzergahı üzerinde olması nedeniyle yerli ve yabancı yatların konakladığı bir yerdir.Yat Limanımızdan Günü Birlik Turlar başta olmak üzere; 3 gün 3 gece ve 7 gün 7 gece süren Mavi Yolculuklar yapılmaktadır.

 Meis Adası Turları:

 İlçemize 6 km. mesafede bulunan Yunanistan’ın Meis Adasına düzenli turlar düzenlenmektedir. 2006 yılı sonu itibariyle yaklaşık 5000 yabancı turist Meis Adasını ziyaret etmiştir.

            

Yayla Turizmi:

1) Gömbe Yaylası :İlçemize 60 Km. mesafede, Elmalı yolu üzerinde bulunur.Yol boyunca, çam ve sedir ağaçlarıyla kaplı ormanlar adeta köyleri izlemeye çalışır görünümdedirler.Soğuk suları ve elma bahçeleriyle ünlü bir yayladır.Bölgenin en yüksek dağı Akdağ (3024 m.) buradadır.Akdağ eteklerinde bulunan Yeşilgöl ve Uçarsu, yaz sıcağından kaçmak, doğa yürüyüşü yapmak isteyenler için serin ve temiz havası ile ideal yerlerdir.Kış nüfusu 8000 yaz nüfusu 35.000’dir.

2) Bezirgan Yaylası :Önemli bir yayla köyüdür.Hemen yakınında bulunan Pirha Antik Kentine köyden 20 dakikalık bir yürüyüşle ulaşılır.Denizden 850 m. yüksekte kurulmuştur, kaya mezarları çoktur ve yönleri denize doğrudur.Bezirgan köyünde bulunan ve Likya Kaya Mezarlarına benzeyen Tahıl Ambarları ilgi çekicidir.

3) Sütleğen Yaylası :Kaş’a 60 Km. mesafede, önemli bir yayla köyüdür.Hemen yakınında Nisa Antik Kenti bulunur, yürüyüş yapmak için idealdir

Tarihi


Kaş köyleri edinilen belge ve buluntulara göre, Lykia medeniyetinin en önemli bölgesidir. Teke Yarımadası sahillerinin M.Ö. 6 bin yılı öncesinden beri iskan edildiği bilinmektedir. Kaş arazi kesiminin batısında ve denize bakan bir tepede kurulmuştur. Şehir daha sonra genişlemiş ve kuzeybatıya doğru büyümüştür. Kaş’ın doğu ve kuzeyinde yer alan dağlarda birçok kaya mezarı bulunmaktadır. Lykia yazılarını taşıyan kaya mezarları “İonik” tarzda şekillendirilmiştir. Kaş’ın eski ismi Antiphellos’tur. Bu isimden de anlaşılacağı gibi şehir bir Lykia şehridir.

Likya, Anadolu’nun güney kıyısında ortaçağlarda Teke adıyla bilinen bölgenin bir parçasına tekabül ediyordu. Başkenti Xanthos (Santos) idi. Önemli kentlerinden biri de bugün Kaş adıyla anılan Antiphellos(Andifli) idi.

Kaş(Andifli)’a ait Kınık Köyünün yakınında bulunan bu antik kent(Xanthos), ilkçağda Likya Bölgesinin en büyük idari ve dini merkez (M.Ö. II.yy.)’i olmasının yanısıra aynı zamanda başkentiydi.

Likya, kendine özgü demokrasisiyle de ünlüydü. Tarihsel zamanlarda politik birliğin biçimi olarak Likya’da özgür kentlerin bir konfederasyonu ile karşılaşırız. Strabo’nun XIV. kitabında aktardıklarına bakılırsa Likya’da antik çağdaki tüm diğerlerinden üstün görünen ve onların büyük politik olgunluğuna işaret eden bir anayasa mevcuttu. Likya, bir Roma eyaletine dönüştürüldükten sonra kaynakların mükemmel olarak tanımladığı bu anayasa yürürlükten kaldırılır.

Likyalılar Girit’ten gelmedir. Eskiden Girit’te barbarlar otururdu. Europe’nin oğulları Sarpedon(Likya’nın kahraman Kralı) ve Minos Girit Krallığı için savaşmışlardır. Minos, savaşı kazanınca Sarpedon’u yandaşlarıyla birlikte Girit’ten kovdu. Bunlar Asya’ya Milyas’a geldiler. Bugün Likyalılar’ın oturduğu toprakların adı Milyas idi. Milyaslılar’a Solymler denirdi. Likyalılar Milyas’a geldiklerinde Termil adını taşıyorlardı. Bugün de komşuları onlara Termil (Termilai) der. Ayrıca Hitit’ler Likya’dan “Işığın Ülkesi” diye sözetmektedirler.

Atinalı Pandian oğlu Lykos (Lycos) “Yunanca Kurt demektir” da kardeşi Aigeus tarafından sürülmüş, o da Likya’ya Sarpedon’un yanına gelmiştir. İşte bu Lykos (Lycos) dan kinaye ile Termiller’e Likyalılar denmiştir.

İnsanların ölümden sonra da yaşamlarını sürdürdükleri ve bu nedenle de ölümden sonra da yaşamlarındakine uygun bir konut yaptırma inançları birçok kültürde olmasına karşın, hiçbir yerde Anadolu’daki kadar yaygın bir şekilde görülmemektedir. Ölüyü eve benzer bir mezara gömme adeti Anadolu’da İ.Ö. 3. Binin 2. yarısından başlayarak Roma İmparatorluk devrinin sonlarına değin kesilmeksizin sürmüş ve bunun sonucunda da mimari anlamdaki birçok mezar yapısı oluşturulmuştur. Anadolu’da görülen değişik mezar tiplerinden birisi de Lahit’tir. Likyalılardan günümüze ulaşan eserlerin başında Likya Kentlerinin bazılarında kayalara oyulmuş mezarlar ile dört bir tarafa serpilmiş Lahitler gelir. Bu Lahitlerin en görkemlisi bugün Kaş(Andifli)’ta Uzunçarşı Caddesinde bulunan ve halk arasında Kral Mezarı olarak adlandırılan Likya Yazılı Anıt Mezardır.(M.Ö.4.yy.) Eser, tek bloktan oluşmuştur ve üzerinde sekiz satırlık Likya Dilinde kitabe vardır.

Coğrafya

Kaş; yüzölçümü 2.231 km² olan bir ilçedir. Batıda Eşen Çayı ile Muğla’nın Fethiye ilçesinden ayrılır. Doğuda Kale (Demre)’ye kuzeyde ise Elmalı ilçelerine komşudur. Antalya’ya 168 km. mesafede ve Akdeniz’de ise Meis Adası ile karşı karşıya olup, bu ada vasıtasıyla Yunanistan ile komşudur. Kaş’ın sahil uzunluğu 70 km civarındadır.

Kaş’ta Akdeniz İklimi hüküm sürer. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır. Deniz seviyesinden 700 m. yüksekliğe kadar Akdeniz iklimi etkisi görülür. Yüksek kesimler ise Karasal İklim etkisindedir.

Ekonomisi

Kaş halkı geçimini yaz aylarında turizm amaçlı pansiyon, otel, ve motel işletmeciliği yaparak sağlamaktadır. İlçe halkının çoğunun yayla köylerinde toprakları mevcuttur. Ova ve yaylalarda yurdumuzun önemli yaş sebze, meyve ve çiçek üretimi yapılmaktadır. Kış aylarında da üretim seralarda yapılarak içte ve dışta pazarlanmaktadır. Yine yüksek ve dağlık yerlerde elma üretiminde önemli bir tarım girdisidir.

Nüfus

2000 yılında yapılan genel nüfus sayımına göre İlçe merkezi ile Belde ve köylerde toplam nüfusu 47.594’dür.

Turizm

İlçe merkezi, Kalkan ve Gelemiş Köyü’nde son yıllarda turizm, hızlı bir şekilde gelişmektedir. Bu nedenle turistik tesislerin sayısı hızla artmaktadır. Kaş özellikle dalgıç turizmi bakımında ülkemizin önde gelen merkezlerinden biridir.

 
Meis Adası’na en yakın noktayı oluşturan Kaş’ta tarihi eserleri ve doğa güzellikleriyle önemli turizm potansiyeli vardır. Bir dil gibi denize uzanan Çukurbağ Yarımadası üzerinde yeni yapılmış modern oteller yarımadayı süslemektedir. Kaş’ın içinde tertemiz sularıyla Büyük Çakıl Plajı, Küçük Çakıl Plajı ve Akçagerme Plajı gibi plajlar vardır. Ayrıca kayıkla Çayağzı Plajı’na da gidilebilir.

Kaş’ın etrafında yer alan 6 adet mağaradan Kaş’a 18 km. uzaklıktaki Mavi Mağara, Aşırlı Adası Deniz Mağarası, güvercinleri ile ünlü Güvercinlik Mağarası en ünlü olanlardır. Bu arada Kaputaş Plajı da bir dünya harikasıdır.

Kaş zengin tarihi yanında gün geçtikçe daha çok rağbet gören trekking, dağcılık, rafting gibi doğa etkinlikleri içinde sayısız olanaklar vermektedir. Doğa ile başbaşa olmak isteyenler için Gömbe’deki Yeşilgöl ve Uçansu Şelalesi iyi bir seçenek oluşturmaktadır. Akdağ’ın dibinde bulunan Gömbe, Kaş’tan 70 km uzaklıktadır. Akdağ ise Batı Torosların Kızlar sivrisinden sonra en yüksek zirvesidir. Burada bulunan küçük göller dikkat çekicidir.

Gömbe’de Komba antik kenti ve buradan 13 km. uzaklıkta Nisa antik kenti vardır. Ayrıca Kaş içinde Kandyba antik kenti vardır. Bunların dışında Kaş’a 12 km uzaklıktaki Phellos antik kenti görülebilir.

Kaş çevresindeki önemli yerlerden biri de Kekova’dır. Kekova’ya Kaş’tan tekne ile gidildiği gibi karadan üç Üçağız’a gidilip kayıkla da gezilebilir. Burada batık şehir görülebilir. Kaş’ın etrafında adı bilinen Istlada, Apollonia, İsinda, Kyaenai gibi antik kentler yanında ismi bilinmeyen birçok harabe yeri daha vardır. Pek çok adı ve geçmişi bilinen veya bilinmeyen tarihi eser mevcuttur. Örneğin Tüse Köyü’nün yakınındaki alçak bir tepe üzerinde Tysse adında küçük yerleşme görülür.

Kaş’ta yaşam

10 yıla yakın bir süredir Kaş ilçesinde yaşıyorum. tuzum kuru keyfim tıkır. Kaş genel olarak sessiz sakin bir yer. Nerdeyse herkesin birbirini tanıyor. Ben en çok biz bize kaldığımız sezon dışındaki zamanlarını seviyorum doğrusu. Sezon dediğim süreç okulların tatil olmasından başlayıp tekrar açıldığı zamana kadar sürüyor.( Yani haziran ayı ortasından eylül ayı ortasına kadar) bu sürede bana göre Kaş Kaş olmaktan çıkıyor. Sıkış tepiş hayatın ziplendiği ve hızlandırıldığı, ne yaşarsamların, ne kazanırsamların, yoğunlaştığı bence ürkütücü bir zaman. Her neyse tercih meselesi tabi ve saygı duyuyorum.

Sezon zamanı genelde gündüzleri konaklama yerinde geçirilen vakit, saat 17-18 civarlarında deniz kafe restorant meydan uzun çarşı park ve benzeri yerlerde kıpırtılarla devam eder. saat 22-23 sularında meydanda bulunan bar ve dinlence yerlerinde sabah saat 4-5 lere kadar rahatlıkla devam eder. bu zamanda herkes için çözümler vardır. mesela parası az olan gidip  marketten birasını alıp taş bar dediğim(geçende: abi orası duvar bar, taş değil dedi. Sana ne ulan ben ısrarla taş bar diyorum. Benim seçimim sen ne karışıyorsun) yerde oturup içerlerken bazılarıda mekanların masalarında sohbetin belini kırarlar.

Kaş ilçesinde yaşayan özellikle esnafların Turiste bakış açısının güncellenmesi gerektiği apaçık ortada. Umarım bunu onların anlaması çok zaman almaz. Bana göre üç vakte kadar:) şaka bi yana en fazla 5 yıl sonrasında her yıl Kaş a gelmek için hayal kuran ve düzenli olarak gelen doğasına denizine hayvanına çevresine saygı duyan kesim artık gelmeyecek diye düşünüyorum. Gelmezlerse ne olur. Yine gelen olur tabiki oteller dolar taşar sen her sezon farklı birilerini bulursun karşında ama her gelen canının acısıyla bişeyleri bozar, yıkar gider. Kaş a bir kaş lıdan daha fazla sahip çıkan kaliteli insanları bulamazsın karşında herkes zarar görür bundan. Bakın şu tür yazıları çok görürsünüz sonrasında.

Sakalım da var sözüm dinlene efendiler.

Yeniden keşfedin…